Site Haritası |  İletişim
    KAZ DAĞI VE MADRA DAĞI BELEDİYELER BİRLİĞİ TÜZÜĞÜ
 
 Birliğin adı:

 

Madde 1- Birliğin adı: Kaz Dağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliğidir.

 

Birliği Kısa adı K.M.B.B’dır.

 

Madde 2- Birliğin Merkezi Balıkesir İli Edremit ilçesi’dir.

 

Birliğin Çalışma alanı ve süresi:

 

Madde 3- Birliğin Faaliyet alanı Çanakkale Balıkesir ve İzmir İlleridir. Çalışma süresi sınırsızdır.

 

Birliğin Üyeleri:

 

Madde4-Ayvalık Belediyesi, Balya Belediyesi, Bayramiç Belediyesi, Bergama Belediyesi, Burhaniye Belediyesi, Çanakkale Belediyesi, Dikili Belediyesi, Edremit Belediyesi, Ezine Belediyesi, Havran Belediyesi, Kalkım Belediyesi, Kepez Belediyesi, Küçükkuyu Belediyesi, Biga Belediyesi’dir

 

Birliğin amacı ve üyelerce birliğe devredilen görev ve hizmetler:

 

Madde 5- Birliğin amaç ve görevleri ilgili mevzuat ve bu tüzük çerçevesinde:

                                

5.1. Madra Dağı ve Kaz Dağları çevresinde kurulu yerleşim merkezlerinin belediyelerini birlik çatısı altında toplamak,

 

5.2. Tabiatı ve doğal yapıyı koruma, çevre ve çevre sağlığının korunması alanında belediyeleri ilgilendiren konularda araştırma-geliştirme faaliyetlerinde bulunmak,

 

5.3. Çevre ve çevre sağlığı alanındaki gelişmeleri izlemek ve bu gelişmelerin getirdiği toplum sağlığına yönelik hizmetleri yapmak veya yaptırmak,

 

5.4. Yurtiçinde çevre ve çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunması konusunda görev ve hizmet yürüten kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteleri kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapmak ve ortak hizmet projeleri yürütmek,

 

5.5. Çevre ve çevre sağlığı, ekolojik dengenin korunması alanında çalışmalarda bulunan uluslar arası kuruluşlar ve yabancı ülke yerel yönetim birlikleri, dernekleri ve benzeri kuruluşları ile işbirliği yapmak, ortak projeler yürütmek, gerektiğinde bu tür kuruluşlara üye olmak, buralarda belediyeleri temsil etmek,

 

5.6. Üye belediyelerin seçilmiş ve atanmış temsilci ve personelinin ‘’Belediyecilik’’ ve  ‘’çevre ve çevre sağlığı’’ konularında eğitilmelerine rehberlik etmek, birlik amaçları doğrultusunda  kurs, toplantı, seminer, konferans, sempozyum, çalıştay, panel ve benzeri adlar altında eğitim faaliyetlerinde bulunmak ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde eğitim seminerleri düzenlemek

 

Birliğin organları

 

Madde 6- Birliğin organları şunlardır.

 

1-      Birlik Meclisi

 

2-      Birlik Encümeni

 

3-      Birlik Başkanı

 

Birlik Meclisi’nin Kuruluşu Görev ve Yetkileri

 

Birlik Meclisi’nin kuruluşu:

 

Madde 7- Birlik Meclisi üye mahalli idare meclislerinin kendi üyeleri arasından seçecekleri üyelerden oluşur. Üye mahalli idarelerin meclisleri kendi üyeleri dışında belediye meclisi üyeliğine seçilme şartlarını taşımak şartıyla dışarıdan üye seçilebilirler. Dışarıdan seçilecek üye sayısı mahalli idare meclisinden seçilenlerin üçte birini geçemez. Asıl üye sayısının yarısı kadar da yedek üye seçilir. Üye mahalli idare birimlerinin başkanları birliğin doğal üyesidir.

 

Birlik meclisinin seçilmiş üyelerinin görev süresi, mahalli idare seçimleri ile sona erer.

 

Meclisin seçimle gelen üyeliklerinin boşalması durumunda yerine yedekleri getirilir.

 

Belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyeliğini kaybedenler, birlik meclis üyeliğini de kaybetmiş sayılırlar.

 

Madde 8- Birlik, nüfuslar dikkate alınarak, her üye mahalli idare biriminin meclise seçip göndereceği üye sayısını birlik tüzüğünde tespit eder. Birlik üyesi mahalli idareler, mahalli idareler genel seçimlerinin ardından, yirmi gün içerisinde birlik meclisinde temsil edilecek üyelerin seçimini yapar.

 

Seçilen bu üyeler yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimlerine kadar görev yapar.

 

Mahalli idare birimlerinin temsil edilmeleri:

 

Madde 9- Birlik meclisine üye mahalli idareler, 10.000 nüfusa kadar bir üye, Nüfusu 10.000-50.000 arasında olanlar iki üye, Nüfusu 50.000-100.000 arası olanlar üç üye, 100.000 nüfusun üstü olan belediyeler dört  üye seçerler.  

 

Meclisin görev ve yetkileri:

 

Madde 10- Birlik Meclisinin görev ve yetkileri şunlardır.

 

a)      Yatırım planı ve çalışma programını görüşmek ve kabul etmek.

 

b)      Büteçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak.

c)      Borçlanmaya karar vermek.

 

 

      d) Taşınmaz mal alımına, satımına, kiralanmasına ve takasına karar vermek.

 

      e) Birlik tarafından yürütülecek hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.

 

      f) Şartlı bağışları kabul etmek.

 

g)      Dava konusu olan ve miktarı iki bin Yeni Türk Lirasından on bin Yeni Türk Lirasına kadar birlik alacaklarının sulh en halline karar vermek.

h)      Birlik yatırımlarının  yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılamasına karar vermek

i)        Birlik başkanlık divanını, birlik encümen üyelerini ve meclis ihtisas komisyonu üyelerini seçmek.

j)        Birlik teşkilatına ait birimlerinin kurulmasına karar vermek.

k)      Birlik tüzüğünde öngörülmesi halinde tüzük değişikliğini kabul etmek.

l)        Birlik tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmek.

m)    Birlik başkanıyla birlik encümeni arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlamak.

 

Meclis başkanlık divanı:

 

Madde 11- Mahalli idareler genel seçimlerini veya birliğin kuruluşundan itibaren meclis BALIKESİR VALİSİNİN  çağrısı üzerine 30 gün içinde en yaşlı meclis üyesinin başkanlığında toplanarak, ilk iki yıl için meclis, başkanı, birinci ve ikinci meclis başkan vekili ile 2 katip üyeyi seçer. Seçilen başkanlık divanı ilk iki yıl için görev yapar, ilk iki yıldan sonra seçilen başkanlık divanı üyeleri ilk mahalli idareler genel seçimine kadar görev yapar. Herhangi bir nedenle başkanlık divanında boşalma olması durumunda kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir.

 

Meclis toplantı ve karar nisabı:

 

Madde 12- Birlik meclisi her yıl Nisan –Ekim aylarında olağan olarak birlik merkezinde veya birlik başkanının göreceği lüzum üzerine önceden üye belediyelere bilgi vermek ve kamuoyuna duyurmak suretiyle üye belediyelerin il, ilçe veya beldelerinde  toplanır. Meclis, üye tam sayısını salt çoğunluğu ile toplanır ve katılanların çoğunluğu ile karar alır. Karar yeter sayısı meclis üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz. Meclis,  başkanı veya meclis üyelerinin üçte birinin veya üye mahalli idare meclislerinin talebi üzerine olağanüstü olarak toplantıya çağrılabilir. Gerekli nisap sağlanamazsa başkan tarafından toplantı üç gün sonraya ertelenir. İkinci toplantı üye sayısının dörtte birinden az olmayan üye ile açılır ve kararlar katılanların salt çoğunluğu ile alınır.Ancak bu nisap meclis üye tam sayısının dörtte birinden az olamaz.Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konuların dışında bir iş görüşülemez.

 

Birlik meclisinin kararlarının kesinleşmesi:

 

Madde 13- Birlik meclisince alınan kararlar birlik başkanına gönderilir.Birlik başkanı hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını geri gönderir.Meclis kararında ısrar ederse veya 5 gün içerisinde başkan kararı mülki idare amirine gönderir yada bu süre zarfında herhangi bir işlem yapmaz ise kararlar kesinleşir.

Tüzük değişikliğine ilişkin kararlar İçişleri Bakanlığının onayı ile kesinleşir ve yürürlüğe girer

 

 

Birlik meclis kararlarının yürürlüğe girmesi:

 

Madde 14- Kesinleşen meclis kararları BALIKESİR Valisine göndermekle yürürlüğe girer.

 

İhtisas komisyonları:

 

Madde 15- Birlik Meclisi her dönem başı toplantısında plan ve bütçe komisyonunu kurar ve sayısı beşi geçmemek üzere komisyon üyelerini seçer.Birlik meclisi, dönem başı toplantısında veya diğer toplantılarında birliğin faaliyet konularında diğer ihtisas komisyonları kurabilir ve sayısı beşi geçmemek üzere bu komisyonlara üye seçebilir.

 

Birlik Encümeninin Kuruluş Görev ve Yetkileri

 

Birlik encümeninin oluşumu:

 

Madde 16- Birlik encümeni, birlik başkanı ve meclisin kendi üyeleri arasında bir yıl için seçeceği 5 üyeden oluşur. Encümen seçimleri dönem başı toplantısında ve gizli oyla yapılır. Görev süresi dolan kişiler yeniden seçilebilir.

 

Encümen üyelerinin farklı mahalli idareler den seçilir.

 

Birlik başkanı encümenin de başkanıdır. Başkanın bulunmadığı hallerde bu görev başkanın görevlendireceği encümen üyelerinin birisi tarafından yürütülür.

 

Encümen görev ve yetkileri:

 

Madde 17- Birlik encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:

 

a)      Yatırım planı ve çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip birlik meclisine görüş bildirmek.

 

b)      Kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği kamu yararı kararını almak.

 

c)      Öngörülmeyen giderler ödeneğinin harcama yerlerini belirlemek.

 

d)     Bütçede fonksiyonel sınıflandırmanın ikinci düzeyleri arasında aktarma yapmak.

 

e)      Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.

 

f)       İki bin Yeni Türk Lirasına kadar olan davaların sulh en halline karar vermek.

 

g)      Taşınmaz mal alımına, satımına, kiralanmasına ve takasına ilişkin meclis kararlarını uygulamak.

 

 

Birlik  encümeni toplantı ve karar nisabı:

 

Madde 18- Birlik encümeni, ayda en az bir defa üye tam sayısının salt çoğunluğu ile önceden belirlenen yer, gün ve saatte toplanır ve katılanların çoğunluğu ile karar alır. Eşitlik halinde başkanın olduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Başkan, acil durumlarda encümeni toplantıya çağırabilir.

 

Encümenin gündemi başkan tarafından hazırlanır. Başkan tarafından havale edilmeyen konular görüşülemez. Encümen üyeleri başkanın uygun görüşü ile gündem maddesi teklif edebilir.

Encümene havale edilen konular bir ay içinde görüşülerek karara bağlanır.

 

 

Birlik Başkanının Görev ve Yetkileri

 

 

Birlik başkanı:

 

Madde 19- Birlik meclisi, birliğin kuruluşundan veya mahalli idareler genel seçim sonuçlarının ilanından itibaren ilk toplantısında diğer başkanlık divanı üyeleri ile birlikte iki yıl için birlik başkanını seçer. İki yılın sonunda diğer başkanlık divanı üyeleri gibi birlik başkanını da ilk genel seçimlere kadar görev yapmak üzere tüzüğün 11’inci maddesindeki usullere göre seçer.

 

Birlik başkanının görev ve yetkileri:

 

Madde 20- Birlik başkanı, birlik idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Birlik başkanının görev ve yetkileri şunlardır:

 

a)      Birliği yönetmek ve birliğin hak ve menfaatlerini korumak.

 

b)      Yatırım planı ve çalışma programı ile bütçeyi ve kesin hesabı hazırlamak, uygulamak, izlemek, değerlendirmek ve bunlarla ilgili olarak hazırlayacağı yıllık faaliyet raporunu meclise sunmak.

 

c)      Birliği temsil etmek veya vekil tayin etmek.

 

d)     Birlik meclisine ve birlik encümenine başkanlık etmek.

 

e)      Birliğin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.

 

f)       Birliğin alacaklarını takip ve tahsil etmek.

 

g)      Yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak.

 

h)      Birlik meclisi ve birlik encümeni kararlarını uygulamak.

 

i)        Birlik meclisi ve birlik encümeninin yetkisi dışında kalan diğer ödenek aktarmalarını yapmak.

 

j)        Birlik personelini atamak.

 

k)      Birliği denetlemek.

 

l)        Şartsız bağışları kabul etmek.

 

m)    Kanunlarla birliğe verilen ve birlik meclisi veya birlik encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.

 

Birlik başkanlığının sona ermesi ile ilgili olarak Belediye Kanununun belediye başkanlığının göreve devamsızlık dışındaki sebeblerle sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır.

 

Birlik Teşkilatı Ve Görevleri

 

 

Teşkilat:

 

Madde 21- Birlik teşkilatı, birlik müdürü, mali hizmetler ve teknik hizmetler biriminden oluşur.

 

Birlik Personeli:

 

Madde 22- Birlik başkanı diğer personeli atar. Ancak birlik müdürü atamaları hakkında meclise bilgi verir.

 

Birlik müdürünün görevleri:

 

Madde 23- Birlik Müdürü Birliğe ait hizmetlerin başkan adına onun direktifi ve sorumluluğu altında yürütülmesini sağlar.

 

Birlik Başkanı hangi işleri Birlik Müdürüne devrettiği bir yönerge ile belirler.

 

Mali Hükümler

 

Birliğin gelirleri:

 

Madde 24- Birliğin gelirleri şunlardır:

 

a)      Birlik üyelerinin, birliğin kuruluş ve faaliyet giderlerine katılma payları.

 

b)      Birlik Meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler.

 

c)      Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından aktarılacak ödenekler.

 

d)     Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler.

 

e)      Kira ve faiz gelirleri.

 

f)       Bağışlar.

 

g)      Diğer gelirler.

 

 

 

 

 

Birliğin giderleri:

 

Madde 25- Birliğin giderleri şunlardır:

 

a)      Birlik hizmetlerinin yürütülmesi için yapılacak giderler.

b)      Birliğin personeline ödenen maaş ve seçilmiş organlarının üyeleri olan Birlik Başkanı, Birlik Encümen Üyeleri ve Birlik Meclis Üyelerine ödenen ödenek, huzur hakkı, yolluk, hizmete ilişkin eğitim harcamaları.

 

c)      Hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.

 

d)     Birliğin hizmet binalarının, tesislerinin, araç ve gereçlerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.

 

e)      Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ücretler ile sigorta giderleri.

 

f)       Dava takip ve icra giderleri.

 

g)      Avukatlık, danışmanlık ve denetim ücretleri.

 

h)      Kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla yapılan ortak hizmetler ve diğer proje giderleri.

 

i)        Temsil, tören ve ağırlama giderleri.

 

Üye Birliğin Faaliyet Giderlerine Katılım Payları:

 

Madde 26- Üye Mahalli İdareler, her yıl Birlik faaliyetlerine katılım payı öderler. Katılım payı miktarı Her yıl bir önceki yıl gerçekleşen Bütçe Gelirlerinin;

İlk 10.000 TL. na kadar ………………………………………………..: (% 01  )  Binde Bir           

Sonra gelen  15.000 TL. na kadar ………………………………...: (%0.07)  On binde Yedi   

Sonra gelen 25.000 TL. na kadar …………………………………. : (%0.06)  On binde Altı     

50.000 TL.dan sonra gelen her  TL. tutar için …………………...:  (%0.05)  On binde Beş’i    

kadardır ve Üye Belediyelerin İl Bank  A.Ş. ödentilerinden doğrudan Birlik hesabına aktarma yapılarak ödenir.  

 

Birliğin Bütçesi:

 

Madde 27- Birlik bütçesi, bir mali yıl ve izleyen iki yıl içinde gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri gösteren bir meclis kararıdır.

 

Bütçeye ayrıntılı olarak harcama programları ve finansman programları eklenir. Bütçe yılı devlet mali yılı ile aynıdır. Bütçe dışı harcama yapılamaz.

 

Birlik başkanı ve harcama yetkilisi olarak yetki verdiği birlik müdürü (genel sekreter), bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur.

 

Birlik meclisi, birlik bütçesini ekim ayı olağan toplantısında görüşerek kabul eder.

 

Bütçe, ekonomik sınıflandırmanın dördüncü düzeyine göre hazırlanır ve mecliste ikinci düzeye kadar görüşülerek kabul edilir.

 

Birlik bütçesinin kesinleşmesi ve yürürlüğe girmesi:

 

Madde 28- Birlik bütçesi, birlik meclisinin diğer kararları gibi tüzüğün 13 ve 14 üncü maddesindeki usullere göre kesinleşir ve yürürlüğe girer.

 

Üst Yönetici:

 

Madde 29- Birliğin üst yöneticisi birlik başkanıdır.

 

Harcama yetkilisi:

 

Madde 30- Birliğin harcama yetkilisi birlik başkanıdır. Başkan bu yetkisini birlik müdürüne devredebilir.

 

Çalışma programı:

 

Madde 31- Birlik meclisi bütçeden önce çalışma programını görüşerek kabul eder. Bütçeler, çalışma programına uyumlu olarak hazırlanmak zorundadır.

 

Birliğin alım, satım, ihale ve hesap işleri:

 

Madde 32- Birlik, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve Sayıştay Kanununa tabidir.

 

Birliğin tutacağı defterler:

 

Madde 33- Birlikler, Belediyeler, Bağlı İdare ve Birlikler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde birlikler için öngörülen defterleri tutarlar.

 

Birliğin üyelerinin sorumluluğu:

 

Madde 35- Birlik adına yapılan her türlü sözleşme ve taahhütlerden birlik tüzel kişiliği sorumludur.

 

Madde 36- Birliğin sorumluluğu birliğin mal varlığı ile sınırlı olan bu sorumluluk hiçbir şekilde üyeleri bağlamaz.

 

Madde 37- Birliğin kuruluşundan sonra birliğe katılmak isteyen mahalli idare birimlerinin üyeliği, kendi meclislerinde alacakları katılma kararının Birlik Meclisi’nce kabulü ve İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile kesinleşmiş olur.

 

Birlikten ayrılma:

 

Madde 38- Üye mahalli idareler kendi meclis kararları ile birlikten ayrılırlar.

 

Tüzük Değişikliği:

 

Madde 39- Birlik tüzüğü değişikliği, birlik meclisi üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun kararı İçişleri Bakanı’nın onayı ile gerçekleşir.

Birliğin kuruluşunda Birlik Tüzüğü, kurucu mahalli idarelerin meclislerinde, meclis, birlik üye tam sayısının üçte iki çoğunluğuyla kabul edildikten sonra İçişleri Bakanı’nın onayı ile kesinleşir.

 

 

 

Birliğin tasfiyesi:

 

Madde 40- Birlik meclisi üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun alacağı kararla feshedilebilir.

 

Birliğin tasfiyesi, mülki idare amirince belirlenen üç kamu görevlisince yürütülür. Tasfiye işlemleri en geç 1 yıl içinde sonuçlandırılır. Birliğin mal varlığı, birlik meclisince alınacak kararlar doğrultusunda ve üye birimlerinin mal varlığına katılma oranlarına göre, katılma oranları belli değil ise mahalli idare birimlerinin nüfusları oranında dağıtılır.

 

Birlik Meclisinin İlk Toplantısı:

 

Geçici Madde 1- Birlik Meclisi bu tüzüğün yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde merkezinin bulunduğu yer mülki idare amirince belirlenen bir yerde ve günde toplantıya çağrılır.

 

Yürütme:

 

Madde 41- Bu tüzük hükümleri birlik başkanı tarafından yürütülür.

 

 

Tüzüğün 1. 4. 5. 9. 12. 25. ve 26. maddelerindeki değişiklik önerisi, 25.10.2014 tarihli Meclis Olağan toplantısında oy birliği ile kabul edilmiştir.

 

 

        Meclis Başkanı                                Katip Üye                                        Katip Üye

     Cahit İNCEOĞLU                         Nurten SARPER                                M.Emin IŞIK

        Birlik  Başkanı                         Havran Bld.Mec.Üyesi               Burhaniye Bld.Mec.Üyesi

 3 Aralık 2011 Saat 14:00 'da Çanakkale Belediyesi Nikâh Salonun'da  "Kaz Dağlarında Altın İşletmeciliği Ve Sonuçları" Konulu Panel

           Yerel Yönetimlerin birincil görevi;  tüm canlıların yaşamı için vazgeçilmez olan doğa ve çevrenin korunması için gerekli önlemleri almak, her türlü girişimde bulunmak ve etkin bir biçimde çalışmak olmalıdır. Unutmamak gerekir ki; atalarımızdan emanet olarak devraldığımız doğal çevremiz, gelecek kuşaklara bırakacağımız en büyük ve en değerli mirastır. Birliğimiz bu amaçla kurulmuş, Kaz Dağları ve Madra dağı eteklerinde ve yakın çevresinde yerleşik yüz binlerce insanı temsil eden ve  ayni duyarlılığı paylaşarak doğayı tüketmenin cinayet olduğu fikrinde buluşan  Belediyelerimizin bir araya gelerek  güçlerini birleştirmesi ile oluşmuş bir çevre kuruluşudur.  

        Birlik olarak, yasal çerçeve içinde bu uğurda verilecek her türlü mücadeleyi, yapılacak tüm etkinlik ve girişimleri destekliyor bu konuda duyarlılığı olan tüm yerel yönetimleri,  kişi, kurum ve kuruluşları işbirliği ve dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz.

          Başarı dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

Cahit İNCEOĞLU

Birlik Başkanı

Yeni yılınız kutlu olsun..
 
Yeni yılınızı içtenlikle kutlar, sağlık ve mutluluk dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım.
 
Cahit İNCEOĞLU
Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği Başkanı
Yeni yılınız kutlu olsun..
 
Yeni yılınızı içtenlikle kutlar, sağlık ve mutluluk dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım.
 

Cahit İNCEOĞLU

Birlik Başkanı
(Akçay Belediye Başkanı)

 
        
    
 
KÖY TV de ki ÜRETİCİ isimli programın canlı yayın konuğu Birlik Danışmanımız Salih SÖNMEZIŞIK ; 2/B Yasası, Orman talanı  ve Belediye Mücavir Alanlarının tartışılacağı konular hakkında konuşacaktır.
 
 
     KÜÇÜKKUYU Belediyesinin düzenlediği 3. Zeytin Kurtuluş Şenlikleri kapsamında yapılacak olan ZEYTİN ,KADIN VE KAZDAĞLARI konulu panelde sunumu yapmak üzere Birlik Danışmanı Salih SÖNMEZIŞIK , Müjgan SEVER moderatör, Ayşe Gülsün BİLGEHAN,Nedret AKOVA ,Leyla TAVŞANLIOĞLU veÇigdem ARI panelist olarak katılacaklardır.
 Değişen zeytin yönetmeliği ve sonuçları konulu panele ; Birlik danışmanı Salih SÖNMEZIŞIK,Çanakkale M.v Ali SARIBAŞ, Balıkesir M.v Namık HAVUTÇA, TARİŞ Bşk. Cahit ÇETİN ,UZZK Bşk. Mustafa TAN,GÜMÇED Bşk. M.Akif ÖZNAL ve Zeytin üreticisi Murat NARİN panelist olarak katılacaktır.
         Elimizdeki doğal varlıkların korunmasıve daha yeşil,yaşanabilir bir dünya yaratabilmek umuduyla 5 Haziran Dünya Çevre gününü kutlar.
           Sevgi ve Saygılarımı sunarım.
 Kazdağları Ulusal Çalıştayı

Sonuç Bildirgesi

Doğal varlıklar ülkelerinin çok önemli zenginlikleri olup, başta insan olmak üzere, tüm canlılar için vazgeçilmez nitelikler taşır. Ülkemizin, hatta bölgemizin en güzel coğrafyasında yer alan Kazdağları, bunun çok önemli bir örneğidir. Çünkü Kazdağları, barındırdığı tarihsel, toplumsal, kültürel, ekolojik ve ekonomik değerleri nedeniyle yeryüzünün en özgün yaşam kaynaklarının başında gelmektedir. Ve bu coğrafyada yaşayan, yaklaşık bir buçuk milyon insanın, bitkilerinin, yaban hayatının ve sularının yaşam sigortasıdır.

Ancak ne ki 2.580.000 dönüm geniş bir alana yayılmış, Kazdağları ormanları; en başta yangın, açma, yerleşme rüzgar devriği, böcek tahribatı ile eteklerinde kurulmuş ve bacalarından zehir yayılan termik santrallerin neden olduğu kirlilik baskısı altındadır. Bu olumsuzlukların yanı sıra son yıllarda, bu baskı ve talana, madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği faaliyetleri de damgasını vurmuştur. Kaldı ki yapılan araştırmalar ülkemizde uygulanan “altın işletmeciliği teknolojisinin” yaşamın tüm süreçlerini olumsuz yönde, doğrudan tetiklediği sonucuna varılmıştır.

Bu tehlikenin bilincinde olan Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği, , Kazdağlarının mevcut değerlerini korumak ve geliştirmek, son konusunda bir politika belirlemek ve halkımızı bu konularda bilgilendirmek üzere bir ÇALIŞTAY düzenlemiştir.

Balıkesir ili ,Edremit ilçesi, Güre beldesinde, 02-03 haziran 2012 tarihlerinde düzenlenen bu toplantıda; Kazdağlarının Yer Bilimsel Özellikleri,Kazdağlarının Ekolojisi,Kazdağlarının doğal zenginlikleri,Kazdağlarında Kültür,Altın Madenciliği ve yarattığı sonuçlar başlığı adı altında  beş ayrı oturumda sunulan ve üzerinde tüm katılımcılar ile yapılan tartışmalar sonrasında,,ülkemizin madencilik sektörü temsilcileri ve  altın  işletmeciliğine karşı savaşım veren  isimlerin katıldığı ve çalıştay sonuçlarının değerlendirildiği “son oturum paneli” gerçekleştirilmiştir.

 Bu çalıştaya bilim adamları ,uzmanlar,madencilik faaliyetleri ile ilgili kuruluşlar ve bu arada MTA Genel Müdürlüğü de davet edilmiştir.MTA Genel Müdürlüğü çalıştaya katılması için Balıkesir Bölge Müdürü Ramazan SARI”yı  görevlendirmiş,proğramda MTA adına ilgilinin katılacağına yer verilmiş,ama çalıştaydan bir gün önce tarafımıza telefon edilerek kurumun toplantıya katılmak istemediği bildirilmiştir.Madencilik sektörümüzde çok önemli bir devlet kuruluşu olan MTA”nın bu etkinliğe katılmaktan kaçınması çok düşündürücü olup anlamakta güçlük çekilmiştir.

Çalıştay sonucunda ,katılımcılar tarafından öne çıkarılan sorunlar ve bunların çözümüne ilişkin önerilerimiz, aşağıda kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

* Kazdağları İçin Özel Yasa Çıkarılmalıdır.

Kazdağlarında artık koruma anlayışı değiştirilmelidir.Çünkü Kazdağları olarak olarak nitelendirdiğimiz bölgede,  2 580 000 dönüm orman arazisi bulunmaktadır. Bu denli büyük bir coğrafyada, sadece, Edremit ilçesi sınırları içinde 214 630 dönümlük bir alan ”Kazdağı Milli Parkı” ve 2400 dönümlük bir alan ”Kazdağı Göknarı Tabiatı Koruma Alanı “ olarak tescil edilerek koruma statüsüne kavuşturulmuştur. Kazdağlarının kuzeyi ve diğer ormanlık alanları ise 6831 sayılı Orman Kanunu”na göre yönetilmektedir. Oysa Kazdağları ekolojik,kültürel,,toplumsal ve bioklimatik özellikleri nedeni ile bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu nedenle Kazdağlarının Avrupa Bitki Birliğince “Önemli Bitki Alanı (ÖBA) olarak kabul edilen ve Çanakkale ili sınırları içerisinde kalan ve de Kazdağı Milli Parkı ile organik bütünlüğünü sağlayan alanların da milli park sınırları içine alınması gerekmektedir.

Ancak milli Park sınırları genişletilirken; orman ve halk ilişkilerini bozacak yaklaşımlara özelliklere dikkat edilmelidir. Söz gelimi Kazdağlarının Çanakkale ili mülki sınırları içinde, 323 orman köyünde yaşayan, yaklaşık 130.000 orman köylüsünün kazdağları ile olan sosyal, ekonomik, kültürel ve organik bağları göz ardı edilmemelidir.

Tüm bunların yanı sıra, Dünya Bankasınca desteklenen “Gen Kaynaklarını Yerinde Korunması Projesi adı altında, koruma altına alınan, ancak hiçbir yasal koruma mevzuatı belirlenmemiş 32370 dekar genişliğindeki GEKYA (Gen kaynaklarının yerinde korunması) alanlarının, korunması için, ilgili bakanlıkça, acilen bir yasal düzenleme yapılarak, bu alanların, niteliğine uygun bir koruma statüsüne kavuşturulması ve bu sahaların dünyanın gelecekteki yaşam potansiyeli ile uyumlaştırılması gerekmektedir.

 Özetle; Yeryüzünün çok önemli bir ekosistemler topluluğu olan Kazdağları”nın korunması için Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı örneğinde olduğu gibi Kazdağları için özel bir yasa çıkartılmalıdır.

*  Kazdağlarında Kitlesel Turizm Uygulanmamalıdır

Kazdağları yukarıda saydığımız özellikleri nedeniyle, bir turizm cenneti olarak algılanmıştır. Ancak bu anlayış gereği Kazdağlarında yapılacak turizm yatırımları, yeryüzünün en tanınmışlarından olan dağın tüm değerlerini yok edecektir. Kaldı ki aldığımız duyumlara göre, Kazdağları”,Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Nitelikli Turizm Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Bu yaklaşım yaşama geçtiğinde Kazdağları ülkemizin, batı ve güney sahillerinde olduğu gibi betonlaşma ile karşı karşıya kalabilecektir. Oysa Kazdağlarında ,bölgenin ormanları,korunan alanları,önemli bitki alanları,verimli toprakları ,bitkileri, özellikle zeytinlikleri , koruma-kullanma dengesi gözetilen bir turizm politikası geliştirilmelidir. Bu bağlamda; tarım, köy,çiftlik,yayla,doğa sporları,yaban hayatın gözlenmesi , botanik turizmi ve pansiyonculuğun desteklenerek yöre insanları ile uyumlaşacak doğa ve kültür turizminin  Kazdağlarında yaşama geçirilmesi, geliştirilmesi ve desteklemesi gerekmektedir.

Bunun yanı sıra Kazdağları ve yakın çevresinde,gerek tarım ve orman alanlarının sağlığı ve gerekse turizmin sürdürülebilirliği için,hava kalitesi ile oksijen miktarını belirleyebilmek,kirletici parametrelerin yaz kış değişimlerini izleyebilmek ve bu değişimlerin uzun erimli tespitlerinin yapılabilmesi için,bölgenin değişik yerlerinde hava kalitesi ve oksijen ölçüm istasyonları kurulması gerekmektedir.

* Kazdağlarında sivil inisiyatifin kararlarına saygı gösterilmelidir.

Her ne kadar, henüz ,tescil edilmese de, Kazdağları tüm dünyanın gelecek kuşaklara bırakacağı ”en değerli doğa ve kültür mirası” dır. Yöre halkı bu mirasa ülkeyi yönetenlerin anlayamayacağı kadar sahip çıkmaktadır. Çünkü bu coğrafyada, yaşayan yaklaşık 130.000 orman köylüsü ile civarındaki 1,5 milyon insan topluluğu, Kazdağlarının doğal, kültürel, çevresel ve sosyoekonomik katkısını ve yaşamsal değerlerini önemsemektedirler. Bu nedenle; Kazdağlarının geleceği konusunda, köy tüzel kişilikleri, Sivil toplum örgütleri ve çevreci kuruluşların görüşleri mutlaka göz önüne alınmalıdır.Ayrıca, Kazdağlarının geleceğini risk altına alan her tür yatırım ve uygulamalarda Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliğinin, kesinlikle onayını alınması ve bu bağlamda bir yasal düzenleme yapılarak, acilen yaşama geçirilmesi gerekmektedir.

Tüm bunların yanı sıra Kazdağlarının UNESCO’nun kültür mirası olarak ilan edilmesi için başta kamu kurumları olmak üzere tüm paydaşların bu konuda yoğun çaba göstermesi gerekmektedir.

            * Kazdağlarının aleyhine olan yasal düzenlemeler izlenmelidir.

Geçtiğimiz ay dogal varsızlıklarımızın geleceği ile ilgili olarak orman, sayılmayan (2B ) arazilerinin satışı, Yabancılara Toprak Satışı ve kısa adı Kentsel Dönüşüm Yasası olarak adlandırılan 3 ayrı yasa ardı sıra yürürlüğe girmiştir. Bu yasaların ortak paydası tarım alanlarımız, meralarımız, korunan alanlarımız ve ormanlarımızın talan edilmesine olanak sağlamaktadır.Adı geçen bu düzenlemeler çok zengin orman ekosistemine ve cazibe merkezine sahip olması nedeniyle en çok Kazdağlarında kıyıma neden olacaktır.

Üstelik son duyumlarımıza göre korku ile beklediğimiz Tabiatı Koruma ve Biyolojik Çeşitlilik Yasası da ilgili komisyondan geçmiştir. Adı geçen yasa ile en başta sit alanlarımız olmak üzere korunma altındaki tüm sahaların rantsal yatırımlara açılmasına neden olacaktır. Yukarıda saydığımız bu düzenlemeler müstemleke ülkelerinde bile uygulanamayacak, her haliyle anayasamız bir tarafa AB müktesebatına bile aykırı olan ülkemizdeki tüm doğal zenginliklerimizin idam fermanıdır.

Bu düzenlemelerin uygulanmaması ve anayasa mahkemesince iptal edilmesi için en başta siyasi partiler ve yargı nezdinde tüm kişi ve kuruluşların acilen girişimde bulunması gerekmektedir. 

 

 *  Kazdağlarında Maden, özellikle altın arama faaliyetleri derhal ve acilen durdurulmalıdır.

Şu anda Kazdağlarında, elimizdeki son verilere göre 285 ayrı noktada, 5657 dekarlık bir alanda altın arama ve işletme faaliyetleri tüm hızıyla sürdürülmektedir. Elinde arama ve işletme ruhsatı olan ve henüz çalışmalara başlamayan şirketlerin sayısı buna dahil değildir. Bunun yanı sıra Kazdağları ve çevresinde kurulu ve kurulacak yeni ağır sanayi tesisleri (Termik santraller, çimento fabrikaları, yeni limanlar vs.) bu coğrafyadaki tüm canlıların yaşamını yok etmek aşamasındadır.Söz gelimi meyve cenneti olan Biga, Lapseki ilçelerinde artık bol ve kaliteli ürün almak çiftçilerimizin söylemiyle artık hayal haline dönüşmüştür. Tüm bunların nedeni civarda kurulu ve atmosfere sürekli zehirli gaz saçan ağır sanayi kuruluşlarıdır.

Bunların üstüne üstlük, havamızı, topraklarımızı, sularımızı yok edecek altın arama ve işletme faaliyetleri, bu bölgede yaşayan tüm canlıların yok olmasına neden olacaktır.Bu nedenle, Kazdağları ve çevresinde, çevreye ve canlı yaşamına geri dönülmeyecek zararlar veren altın arama ve işletme faaliyetlerinin derhal durdurulması zorunluluk arz etmektedir.

Saygılarımızla

Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği

 Kazdağları Ulusal Çalıştayı

Sonuç Bildirgesi

Doğal varlıklar ülkelerinin çok önemli zenginlikleri olup, başta insan olmak üzere, tüm canlılar için vazgeçilmez nitelikler taşır. Ülkemizin, hatta bölgemizin en güzel coğrafyasında yer alan Kazdağları, bunun çok önemli bir örneğidir. Çünkü Kazdağları, barındırdığı tarihsel, toplumsal, kültürel, ekolojik ve ekonomik değerleri nedeniyle yeryüzünün en özgün yaşam kaynaklarının başında gelmektedir. Ve bu coğrafyada yaşayan, yaklaşık bir buçuk milyon insanın, bitkilerinin, yaban hayatının ve sularının yaşam sigortasıdır.

Ancak ne ki 2.580.000 dönüm geniş bir alana yayılmış, Kazdağları ormanları; en başta yangın, açma, yerleşme rüzgar devriği, böcek tahribatı ile eteklerinde kurulmuş ve bacalarından zehir yayılan termik santrallerin neden olduğu kirlilik baskısı altındadır. Bu olumsuzlukların yanı sıra son yıllarda, bu baskı ve talana, madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği faaliyetleri de damgasını vurmuştur. Kaldı ki yapılan araştırmalar ülkemizde uygulanan “altın işletmeciliği teknolojisinin” yaşamın tüm süreçlerini olumsuz yönde, doğrudan tetiklediği sonucuna varılmıştır.

Bu tehlikenin bilincinde olan Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği, , Kazdağlarının mevcut değerlerini korumak ve geliştirmek, son konusunda bir politika belirlemek ve halkımızı bu konularda bilgilendirmek üzere bir ÇALIŞTAY düzenlemiştir.

Balıkesir ili ,Edremit ilçesi, Güre beldesinde, 02-03 haziran 2012 tarihlerinde düzenlenen bu toplantıda; Kazdağlarının Yer Bilimsel Özellikleri,Kazdağlarının Ekolojisi,Kazdağlarının doğal zenginlikleri,Kazdağlarında Kültür,Altın Madenciliği ve yarattığı sonuçlar başlığı adı altında  beş ayrı oturumda sunulan ve üzerinde tüm katılımcılar ile yapılan tartışmalar sonrasında,,ülkemizin madencilik sektörü temsilcileri ve  altın  işletmeciliğine karşı savaşım veren  isimlerin katıldığı ve çalıştay sonuçlarının değerlendirildiği “son oturum paneli” gerçekleştirilmiştir.

 Bu çalıştaya bilim adamları ,uzmanlar,madencilik faaliyetleri ile ilgili kuruluşlar ve bu arada MTA Genel Müdürlüğü de davet edilmiştir.MTA Genel Müdürlüğü çalıştaya katılması için Balıkesir Bölge Müdürü Ramazan SARI”yı  görevlendirmiş,proğramda MTA adına ilgilinin katılacağına yer verilmiş,ama çalıştaydan bir gün önce tarafımıza telefon edilerek kurumun toplantıya katılmak istemediği bildirilmiştir.Madencilik sektörümüzde çok önemli bir devlet kuruluşu olan MTA”nın bu etkinliğe katılmaktan kaçınması çok düşündürücü olup anlamakta güçlük çekilmiştir.

Çalıştay sonucunda ,katılımcılar tarafından öne çıkarılan sorunlar ve bunların çözümüne ilişkin önerilerimiz, aşağıda kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

* Kazdağları İçin Özel Yasa Çıkarılmalıdır.

Kazdağlarında artık koruma anlayışı değiştirilmelidir.Çünkü Kazdağları olarak olarak nitelendirdiğimiz bölgede,  2 580 000 dönüm orman arazisi bulunmaktadır. Bu denli büyük bir coğrafyada, sadece, Edremit ilçesi sınırları içinde 214 630 dönümlük bir alan ”Kazdağı Milli Parkı” ve 2400 dönümlük bir alan ”Kazdağı Göknarı Tabiatı Koruma Alanı “ olarak tescil edilerek koruma statüsüne kavuşturulmuştur. Kazdağlarının kuzeyi ve diğer ormanlık alanları ise 6831 sayılı Orman Kanunu”na göre yönetilmektedir. Oysa Kazdağları ekolojik,kültürel,,toplumsal ve bioklimatik özellikleri nedeni ile bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu nedenle Kazdağlarının Avrupa Bitki Birliğince “Önemli Bitki Alanı (ÖBA) olarak kabul edilen ve Çanakkale ili sınırları içerisinde kalan ve de Kazdağı Milli Parkı ile organik bütünlüğünü sağlayan alanların da milli park sınırları içine alınması gerekmektedir.

Ancak milli Park sınırları genişletilirken; orman ve halk ilişkilerini bozacak yaklaşımlara özelliklere dikkat edilmelidir. Söz gelimi Kazdağlarının Çanakkale ili mülki sınırları içinde, 323 orman köyünde yaşayan, yaklaşık 130.000 orman köylüsünün kazdağları ile olan sosyal, ekonomik, kültürel ve organik bağları göz ardı edilmemelidir.

Tüm bunların yanı sıra, Dünya Bankasınca desteklenen “Gen Kaynaklarını Yerinde Korunması Projesi adı altında, koruma altına alınan, ancak hiçbir yasal koruma mevzuatı belirlenmemiş 32370 dekar genişliğindeki GEKYA (Gen kaynaklarının yerinde korunması) alanlarının, korunması için, ilgili bakanlıkça, acilen bir yasal düzenleme yapılarak, bu alanların, niteliğine uygun bir koruma statüsüne kavuşturulması ve bu sahaların dünyanın gelecekteki yaşam potansiyeli ile uyumlaştırılması gerekmektedir.

 Özetle; Yeryüzünün çok önemli bir ekosistemler topluluğu olan Kazdağları”nın korunması için Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı örneğinde olduğu gibi Kazdağları için özel bir yasa çıkartılmalıdır.

*  Kazdağlarında Kitlesel Turizm Uygulanmamalıdır

Kazdağları yukarıda saydığımız özellikleri nedeniyle, bir turizm cenneti olarak algılanmıştır. Ancak bu anlayış gereği Kazdağlarında yapılacak turizm yatırımları, yeryüzünün en tanınmışlarından olan dağın tüm değerlerini yok edecektir. Kaldı ki aldığımız duyumlara göre, Kazdağları”,Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Nitelikli Turizm Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Bu yaklaşım yaşama geçtiğinde Kazdağları ülkemizin, batı ve güney sahillerinde olduğu gibi betonlaşma ile karşı karşıya kalabilecektir. Oysa Kazdağlarında ,bölgenin ormanları,korunan alanları,önemli bitki alanları,verimli toprakları ,bitkileri, özellikle zeytinlikleri , koruma-kullanma dengesi gözetilen bir turizm politikası geliştirilmelidir. Bu bağlamda; tarım, köy,çiftlik,yayla,doğa sporları,yaban hayatın gözlenmesi , botanik turizmi ve pansiyonculuğun desteklenerek yöre insanları ile uyumlaşacak doğa ve kültür turizminin  Kazdağlarında yaşama geçirilmesi, geliştirilmesi ve desteklemesi gerekmektedir.

Bunun yanı sıra Kazdağları ve yakın çevresinde,gerek tarım ve orman alanlarının sağlığı ve gerekse turizmin sürdürülebilirliği için,hava kalitesi ile oksijen miktarını belirleyebilmek,kirletici parametrelerin yaz kış değişimlerini izleyebilmek ve bu değişimlerin uzun erimli tespitlerinin yapılabilmesi için,bölgenin değişik yerlerinde hava kalitesi ve oksijen ölçüm istasyonları kurulması gerekmektedir.

* Kazdağlarında sivil inisiyatifin kararlarına saygı gösterilmelidir.

Her ne kadar, henüz ,tescil edilmese de, Kazdağları tüm dünyanın gelecek kuşaklara bırakacağı ”en değerli doğa ve kültür mirası” dır. Yöre halkı bu mirasa ülkeyi yönetenlerin anlayamayacağı kadar sahip çıkmaktadır. Çünkü bu coğrafyada, yaşayan yaklaşık 130.000 orman köylüsü ile civarındaki 1,5 milyon insan topluluğu, Kazdağlarının doğal, kültürel, çevresel ve sosyoekonomik katkısını ve yaşamsal değerlerini önemsemektedirler. Bu nedenle; Kazdağlarının geleceği konusunda, köy tüzel kişilikleri, Sivil toplum örgütleri ve çevreci kuruluşların görüşleri mutlaka göz önüne alınmalıdır.Ayrıca, Kazdağlarının geleceğini risk altına alan her tür yatırım ve uygulamalarda Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliğinin, kesinlikle onayını alınması ve bu bağlamda bir yasal düzenleme yapılarak, acilen yaşama geçirilmesi gerekmektedir.

Tüm bunların yanı sıra Kazdağlarının UNESCO’nun kültür mirası olarak ilan edilmesi için başta kamu kurumları olmak üzere tüm paydaşların bu konuda yoğun çaba göstermesi gerekmektedir.

            * Kazdağlarının aleyhine olan yasal düzenlemeler izlenmelidir.

Geçtiğimiz ay dogal varsızlıklarımızın geleceği ile ilgili olarak orman, sayılmayan (2B ) arazilerinin satışı, Yabancılara Toprak Satışı ve kısa adı Kentsel Dönüşüm Yasası olarak adlandırılan 3 ayrı yasa ardı sıra yürürlüğe girmiştir. Bu yasaların ortak paydası tarım alanlarımız, meralarımız, korunan alanlarımız ve ormanlarımızın talan edilmesine olanak sağlamaktadır.Adı geçen bu düzenlemeler çok zengin orman ekosistemine ve cazibe merkezine sahip olması nedeniyle en çok Kazdağlarında kıyıma neden olacaktır.

Üstelik son duyumlarımıza göre korku ile beklediğimiz Tabiatı Koruma ve Biyolojik Çeşitlilik Yasası da ilgili komisyondan geçmiştir. Adı geçen yasa ile en başta sit alanlarımız olmak üzere korunma altındaki tüm sahaların rantsal yatırımlara açılmasına neden olacaktır. Yukarıda saydığımız bu düzenlemeler müstemleke ülkelerinde bile uygulanamayacak, her haliyle anayasamız bir tarafa AB müktesebatına bile aykırı olan ülkemizdeki tüm doğal zenginliklerimizin idam fermanıdır.

Bu düzenlemelerin uygulanmaması ve anayasa mahkemesince iptal edilmesi için en başta siyasi partiler ve yargı nezdinde tüm kişi ve kuruluşların acilen girişimde bulunması gerekmektedir. 

 

 *  Kazdağlarında Maden, özellikle altın arama faaliyetleri derhal ve acilen durdurulmalıdır.

Şu anda Kazdağlarında, elimizdeki son verilere göre 285 ayrı noktada, 5657 dekarlık bir alanda altın arama ve işletme faaliyetleri tüm hızıyla sürdürülmektedir. Elinde arama ve işletme ruhsatı olan ve henüz çalışmalara başlamayan şirketlerin sayısı buna dahil değildir. Bunun yanı sıra Kazdağları ve çevresinde kurulu ve kurulacak yeni ağır sanayi tesisleri (Termik santraller, çimento fabrikaları, yeni limanlar vs.) bu coğrafyadaki tüm canlıların yaşamını yok etmek aşamasındadır.Söz gelimi meyve cenneti olan Biga, Lapseki ilçelerinde artık bol ve kaliteli ürün almak çiftçilerimizin söylemiyle artık hayal haline dönüşmüştür. Tüm bunların nedeni civarda kurulu ve atmosfere sürekli zehirli gaz saçan ağır sanayi kuruluşlarıdır.

Bunların üstüne üstlük, havamızı, topraklarımızı, sularımızı yok edecek altın arama ve işletme faaliyetleri, bu bölgede yaşayan tüm canlıların yok olmasına neden olacaktır.Bu nedenle, Kazdağları ve çevresinde, çevreye ve canlı yaşamına geri dönülmeyecek zararlar veren altın arama ve işletme faaliyetlerinin derhal durdurulması zorunluluk arz etmektedir.

Saygılarımızla    04.06.2012

Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği

                                                                     Madra Dağı Ulusal Çalıştayı

                                                                               Sonuç Bildirgesi

Doğal varlıklar ülkelerinin çok önemli zenginlikleri olup, başta insan olmak üzere, tüm canlılar için vazgeçilmez nitelikler taşır. Ülkemizin, hatta bölgemizin en güzel coğrafyasında yer alan Madra Dağı bunun çok önemli bir örneğidir. Çünkü Madra Dağı barındırdığı tarihsel, toplumsal, kültürel, ekolojik ve ekonomik değerleri nedeniyle yurdumuzun çok önemli yaşam kaynaklarının başında gelmektedir. Ve bu coğrafyada yaşayan, yaklaşık 300.000 insanın, bitkilerin, yaban hayatının ve özellikle su kaynaklarının yaşam sigortasıdır.

Ancak ne ki; Madra Dağı”nın yukarıda adı geçen yaşamsal önemdeki toplumsal ve kültürel zenginlikleri yeterince kavranamamış ve bu nedenle üzerinde yapılması gereken bilimsel çalışmalara ağırlık verilmemiştir. Başka bir yaklaşımla Madara Dağı”nın ekolojik, ekonomik, arkeolojik, tarihsel ve kültürel zenginliklerinin niteliği ve niceliği ile bu zenginliklere zarar veren süreçler ve nedenler, tüm boyutları ile ortaya konmamış ve kamuoyu bu bağlamda bilgilendirilmemiştir.

            Kaldı ki 1.692.200 dönüm geniş bir alana yayılmış, Madra Dağı ormanları; en başta yangın, tarla açma, betonlaşma, rüzgar devriği, böcek tahribatı ile yakın çevresi olan, Aliağa ve Foça”da kurulmuş ve bacalarından zehir saçan ağır sanayinin neden olduğu kirlilik baskısı altındadır. Bu olumsuzlukların yanı sıra son yıllarda, bu baskı ve talana, madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği ve taşocakları faaliyetleri de Dağın ve yakın çevresindeki canlı yaşamını tehdit etmektedir. Çünkü yapılan araştırmalar ülkemizde uygulanan altın işletmeciliği teknolojisi ve taşocakları faaliyetlerinin, yaşamın tüm süreçlerini olumsuz yönde, doğrudan etkilediği sonucuna varılmıştır.

Bu tehlikenin bilincinde olan Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği, Madra Dağı”nın bilinmeyen değerlerini ortaya çıkarmak, onun zenginliklerini korumak ve geliştirmek konusunda bir politika belirlemek ve halkımızı bu konularda bilgilendirmek üzere bir ÇALIŞTAY düzenlemiştir.

Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi İnönü Kültür Merkezinde 12-14 Ekim 2012 tarihlerinde düzenlenen bu toplantıdaki 10 ayrı oturumda; Madra Dağı”nın Yer Bilimsel Özellikleri, Bitki Örtüsü, Ekolojisi, Doğal Zenginlikleri, Arkeolojik Kaynakları, Kültürü, Çevre Sorunları, Madencilik Faaliyetleri, Sivil İnisiyatiflerin Yaptığı Çevre Mücadelesi gibi başlıklar altında sunulan ve üzerinde tüm katılımcılar ile yapılan tartışmalardan sonra, Madra Dağı Çevresinde yer alan İlçe ve Belde Belediye Başkanlarının katıldığı  Madra Dağı”nda Çevre Sorunları ve Yerel Yönetimler, konulu “son oturum paneli” gerçekleştirilmiştir. Çalıştay sonucunda, Çalıştay da bildiri sunan bilim adamları ve katılımcılar tarafından öne çıkarılan sorunlar ve bunların çözümüne ilişkin önerilerimiz, aşağıda kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

*Madra Dağı Hakkında Veri Tabanı oluşturulmalıdır.

Çalıştay da yapılan sunumlar sırasında bazı konularda, Madra Dağı”nın bilim dünyasınca göz ardı edildiği ortaya çıkmıştır. Sözgelimi, en az kardeşi Kazdağları kadar zengin biyolojik çeşitliliğe sahip Madra Dağı”nda yaşayan bitki ve hayvan türlerinin tespit edilmediği görülmüştür. Çevresinde, ülkemizin çok değerli bilim yuvaları olan üniversitelere, bu denli yakın olmasına karşın, Madra Dağı”nın floristik analizinin hala yapılmamış olması çok düşündürücüdür. Bu eksiklik diğer bilim dallarında da hissedilmiştir. Bu nedenle  Madra Dağı “nın  tarih, kültür, arkeolojik değerleri ile flora ve fauna tespitlerinin ve envanterinin öncelikle yapılması ve dağ hakkında veri tabanı oluşturulması, zorunluluk arz etmektedir.

*Madra Dağı Bütüncül Korunmaya Alınmalıdır.

Madra Dağı”nda var olan statik koruma anlayışı tamamen değiştirilmelidir. Madra Dağı ve yakın çevresinde kalan alan 3.125.750 dönüm olup, bunun 1.692.200 dönümlük kısmı ormanlık alandır. Dolayısı ile salt ormanlar değil, bu coğrafyada yer alan tarım alanları ve çok özgün yapıya sahip olan yayla alanları için de koruma statüleri oluşturulmalıdır. Ancak ne ki, bu denli geniş bir coğrafyada sadece Ayvalık İlçesi sınırları içinde kalan 179.500 dönümlük bir alan ”Ayvalık Adaları Tabiat Parkı” olarak ayrılmıştır. Oysa çok zengin biyolojik çeşitliliğe sahip diğer alanlar da özellikleri göz önüne alınarak, kendilerine özgün koruma statülerine kavuşturulmalıdır. Örneğin;

a-Madra Dağı sınırları içinde sonsuz özelliklere ve güzelliklere sahip Kozak Havzası bulunmaktadır.386.910 dönüm büyüklüğündeki bu havzanın 295.720 dönümü ormanlar, geri kalanı ise her tür meyvenin üretildiği tarım alanları ile kaplıdır. Bu ormanların 186.910 dönümünü, dünyanın en güzel ve en verimli fıstık çamı ormanları oluşturmaktadır. Ama ülkemizdeki fıstık çamı ormanlarının %20 sini barındıran Kozak Havzası, fıstık çamı ihracatımızın % 80 ini gerçekleştirmektedir. Kozak Yaylası, bu rakamsal veriler ile bile, bir koruma statüsüne kavuşturulması gerekliliğini hak etmektedir.

Kaldı ki Kozak Yaylasındaki fıstık çamı ormanlarının geleceği risk altındadır. Havzadaki fıstık üretimi çok yakınında bulunan ağır ve kirli sanayi nedeniyle kan kaybetmektedir. Bunun yanı sıra yaylada bulunan 23 adet taş ocağı, 16 adet taş kırma tesisi ve ormanları traşlayarak yok eden bir altın madeni ve sırada faaliyete geçmesi beklenen diğer maden işletmelerinin yaratacağı yıkımlar, çok yakın bir gelecekte havzadaki fıstık çamı ormanlarının tümünün yok olmasına ve bu havzada yer alan 17 adet köyde yaşayan 9500 insanımızın geçim kaynaklarının tükenmesine yol açacaktır. Bu nedenle Kozak Havzasının tümünün KOZAK FISTIK ÇAMI TABİAT PARKI olarak ilan edilmesi ve havzaya zarar veren tüm faaliyetlerin acilen durdurulması gerekmektedir.

b- Madra Dağı”nın özellikle batısı ve güneyinde çok güzel görüntüler sergileyen kayaların oluşturduğu jeomorfolojik bir yapı vardır. Bilim çevrelerinde Granit Tor Topoğrafyası olarak adlandırılan bu oluşumlar dünyanın birçok ülkesinde koruma altına alınmaktadır. Korunması gereken bir jeolojik miras olan bu alanlar, ne acıdır ki, işletilen onlarca taş ocakları nedeniyle talan edilmektedir. Gelecek kuşaklarımızın da bu değerlerimizi görebilmesi ve onları sahiplenmesi için bu alanların yoğun olduğu bölge, ülkemizde bilinmeyen ama dünyada hızla yaygınlaşan, yeni bir koruma statüsü olan JEOPARK olarak ilan edilmeli ve koruma altına alınmalıdır.

c-Yukarıda söylendiği gibi 1995 yılında Ayvalık ilçesinin batısında 179.500 genişliğinde bir alan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı olarak ilan edilmiştir. Yarım adalar ile birlikte, 19 adet ada”dan oluşan ülkemizin en büyük tabiat parkı olan bu parkın sınırları içinde birçok manastır, kilise ve doğal koyları barındırmaktadır. Bunların yanı sıra 5 tanesi endemik toplam 752 tür bitkiden oluşan biyolojik çeşitlilik eşsiz nitelikte bir peyzaj oluşturmaktadır. Ama bu denli kaynak değerlere sahip tabiat parkı, ilan edildiği günden bu yana sorunlarla boğuşmaktadır.  Cazibe merkezi oluşturduğu için betonlaşma tehditi ile karşı karşıya kalan parkın sınırları ve kullanım alanları değiştirilmek istenmektedir. Bu amaçla parkın 2004 yılında yapılmış “Uzun Devreli Gelişme Planı” 2009 yılında revize edilmiş, yerel dinamiklerin durumu yargıya taşımaları sonucu revize edilen plan hakkında yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır. Ancak bu karar yokmuş gibi hareket edilerek 2009 yılı planlamasını öngören uygulamalara devam edilmektedir. Bu yasa tanımazlıktır ve her konuda olduğu gibi Ayvalık Adaları Tabiat Parkı hakkında alınan yargı kararları mutlaka yaşama geçirilmelidir.

d-Son günlerde Ayvalık Adaları Tabiat Parkı”nda doğal yaşamı olumsuz etkileyebileceği gibi, parkın peyzajına yakışmayan, Uzun Devreli Gelişim Planı ilkelerine de aykırı, görsel kirlilik yaratacak yeni bir tehdit oluşmuştur. Cunda”da rüzgar enerji santrali (RES) kurulmak istenmektedir. Daha önce bu bağlamda daha önceki başvuruları reddedilen şirketin yeni başvurusuna geçtiğimiz hafta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca OLUR verildiği”ni öğrenmiş bulunuyoruz. Bizler yenilenebilir enerjiye karşı değiliz ama yer seçimi yanlıştır. Çünkü bu santral Ayvalık”ın, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı”nın özellikle Cunda Adası”nın doğal, tarihi ve kültürel yapısını bozacaktır. Dolayısı ile bu projeden derhal vazgeçilmelidir.

 Saymaya çalıştığımız yeni koruma statülerinin oluşturulması ve var olan koruma statülerinin kişi veya kuruluşların değil, kamu yararı doğrultusunda, uygulanabilmesi için bağlayıcı bir yasal düzenlemeye gereksinim vardır. Özetle; Yeryüzünün çok önemli bir ekosistemler topluluğu olan Madra Dağı”nın tüm değerleri ile korunması ve gelecek kuşaklara devredilebilmesi için Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı örneğinde olduğu gibi, Madra Dağı için de özel bir yasa çıkartılmalıdır.

* Madra Dağı Kırsalında Kitlesel Turizm Uygulanmamalıdır

Madra Dağı yukarıda saydığımız özellikleri nedeniyle, bir turizm cenneti olarak ta kabul edilmektedir. Bunun için Madra Dağı”nın ormanları, korunan alanları, tarım alanları, yaylaları, zengin biyolojik çeşitliliği, özellikle fıstık çamları hakkında, koruma-kullanma dengesi gözetilerek bir turizm politikası oluşturulmalıdır. Bu bağlamda; tarım, köy, çiftlik, yayla, doğa sporları, yaban hayatın gözlenmesi ile botanik turizmi adı altında turizm çeşitliliği geliştirilmeli ve pansiyonculuğun desteklenerek yöre insanları ile uyumlaşacak doğa ve kültür turizminin Madra Dağı”nda yaşama geçirilmesi, geliştirilmesi ve desteklemesi gerekmektedir.

Bunun yanı sıra Madra Dağı ve yakın çevresinde, özellikle sahil bandında, turizmin istikrarsızlığının ve giderek artan talep daralmasının önlenmesi için, bölgenin doğal, tarihsel, kültürel ve arkeolojik değerleri ile entegre edilmiş yeni bir turizm politikası geliştirilmeli, bölgedeki tesislerin standardı ile kalifiye personelin sayısı ve hizmet kalitesi arttırılmalı, bu bağlamda kamu-özel kuruluşlar arasındaki işbirliği yetersizliği mutlaka giderilmelidir.

* Kazdağlarında sivil insiyatifin kararlarına saygı gösterilmelidir.

Her ne kadar, henüz ,yeni koruma statüleri oluşturulmamış ise de Madra Dağı, dünyanın gelecek kuşaklara bırakacağı ”en değerli doğa ve kültür mirası” dır. Yöre halkı bu mirasa ülkeyi yönetenlerin anlayamayacağı kadar sahip çıkmaktadır. Çünkü bu coğrafyada,150 orman köyünde yaşayan yaklaşık 52.000 orman köylüsü ile çevresinde yaşayan 300.000 insan topluluğu, Madra Dağı”nın doğal, kültürel, çevresel ve sosyoekonomik katkısını ve yaşamsal değerlerini önemsemektedirler. Bu nedenle; Madra Dağı”nın geleceği konusunda, köy tüzel kişilikleri, Sivil toplum örgütleri ve çevreci kuruluşların görüşleri mutlaka göz önüne alınmalıdır. Ayrıca, Madra Dağı”nın geleceğini risk altına alacak her tür planlama, yatırım ve uygulamalarda Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliğinin, kesinlikle onayını alınması ve bu durumun bu uygulamaları yaşama geçirecek kurum ve kuruluşlar tarafından göz önüne alınması gerekmektedir.

Ayrıca Kazdağı ve Madra Dağı”nın uygulamalarda ve karar süreçlerinde daha etkili olabilmesi için, sınırları Madra Dağı içinde bulunan, ancak henüz birliğimize üye olmamış, İzmir İli”nin Bergama ve Dikili ilçeleri ile, Manisa”nın Soma belediyelerinin de, en kısa zamanda, Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliğine üye olmaları gerekmektedir.

 * Kazdağlarının aleyhine olan yasal düzenlemeler izlenmelidir.

Geçtiğimiz aylarda doğal varsıllıklarımızın geleceği ile ilgili olarak orman niteliği kaybettirilmiş arazilerinin( 2/B ) satışı, Yabancılara Toprak Satışı ve kısa adı Kentsel Dönüşüm Yasası olarak adlandırılan 3 ayrı yasa ardı sıra yürürlüğe girmiştir. Üstelik son duyumlarımıza göre korku ile beklediğimiz Tabiatı Koruma ve Biyolojik Çeşitlilik Yasası da yaşama geçmek üzeredir. Adı geçen yasalar ile en başta sit alanlarımız olmak üzere koruma altındaki tüm sahaların rantsal yatırımlara açılmasına neden olacaktır. Yukarıda saydığımız bu düzenlemeler müstemleke ülkelerinde bile uygulanamayacak, her haliyle, anayasamız bir tarafa AB müktesebatına bile aykırıdır ve ülkemizdeki tüm doğal zenginliklerimizin elden çıkarılmalarına neden olabilecektir. Bu düzenlemelerin uygulanmaması ve anayasa mahkemesince iptal edilmesi için en başta siyasi partiler ve yargı nezdinde, başta birliğimiz olmak üzere tüm kişi ve kuruluşların girişimde bulunmaları gerekmektedir. 

             *   Madra Dağı”nda Madencilik ve Taş Ocağı  faaliyetleri  acilen durdurulmalıdır.

Şu anda Madra Dağı”nda madencilik ve Taş ocağı işletme faaliyetleri tüm hızıyla sürdürülmektedir. Elinde arama ve işletme ruhsatı olan ve henüz çalışmalara başlamayan şirketlerin sayısı buna dahil değildir. Bunun yanı sıra Madra Dağı ve yakın çevresinde kurulu ve kurulacak, atmosfere sürekli zehir salan ağır sanayi tesisleri, bu coğrafyadaki tüm canlıların yaşamını yok etme aşamasındadır. Bu nedenle havamızı, topraklarımızı, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi yok edecek, başta altın olmak üzere, madencilik ve taş ocağı işletme faaliyetlerinin bu bölgede yaşayan tüm canlıların yok olmasına neden olacağı için derhal durdurulması zorunluluk arzetmektedir.

           *Madencilik Lobisine Karşı Uluslar arası işbirliğine gidilmelidir.

            Anadolu”muz madencilerin talanı karşısında tüm yaşamsal değerlerini yitirirken, komşu ülkelerde de maden lobisi çalışmalarını hızlandırmıştır. Sözgelimi Yunanistan”da Kanada”lı Eldorado(Türk iştirakçisi TÜPRAG) ve Avustralyalı Glory  Resources  şirketleri altın çıkarma işlemine başlamışlardır.

             Romanya”da altın madenlerinin % 50 sinin sahibi olan Esmeralda ( 2000 yılında Tuna Nehrini zehirleyen şirket) çalışmalarını hızla sürdürmektedir. Bu şirket de ülkemizde faaliyet gösteren TÜPRAG, Cominco ve Anglo Tur şirketleriyle ortaktır.

             Keza Bulgaristan”da Kandalı Resources  ve Dundy Balkan Mineral şirketleri, Türkiye ve Yunanistan sınırlarına çok yakın bölgelerde altın arama ve işletme faaliyetlerine başlamışlardır. Sadece ülkemizi değil yakın bölgemizi de etkileyecek olan bu madencilik faaliyetleri ve onların lobisi ile ortaklaşa mücadele etmek başta AB olmak üzere uluslararası toplumu harekete geçirmek açısından önemlidir. Nitekim çalıştayımıza Yunanistan”dan katılan ve bildiri sunan komşularımızın önerisi ve dileği, bizim bu mücadelede öncülük yapmamız konusunda oluşmuştur. Bu öneri ve dilek, bize göre de yerinde bir yaklaşımdır. Kaldı ki Birliğimiz bu mücadele birlikteliğini sahiplenecek niteliğe sahiptir.

                                                                                                                                                                                                         Saygılarımızla

  Kaz Dağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği

 
 Dünya Su Gününde Kaz Dağları ve Madra Dağının Geleceği konulu söyleşi 20 mart 2016 pazar günü saat 14:00 de Edremit Kızılkeçili (Köyü) Mah.yapılacaktır.
« GERİ


  » BRLMZ

  • Kurulu
  • ye Belediyeler
  • Vizyonumuz ve Misyonumuz
  • Temel Hedeflerimiz
  • Birlik Tz
  • Birlik Haritas


  • » BRLK ORGANLARI

  • Birlik Bakan
  • Bakan Vekilleri
  • Bakanlk Divan
  • Birlik Encmeni
  • Meclis Komisyonlar
  • Birlik Meclisi yeleri
  • Birlik Personeli
  • Birlik Organlar emas
  • » ALIMALAR

  • Faaliyet Raporu
  • Etkinlikler


  • » MEVZUAT

    Yasa

  • 5355 Sayılı Mahallî İdare Birlikleri Yasası
  • 3213 Sayılı Maden Yasası
  • 2873 Sayılı Milli Parklar Yasası
  • 3573 Sayılı Zeytincilik Yasası
  • 2872 Sayılı Çevre Yasası
  • 5393 Sayılı Belediye Yasası


  • Tzk Ynetmelik
    Tebli Genelge
    » BLG & BELGELER

    Kaz Da

  • Tarih ve Kültür
  • Bitki Örtüsü
  • Ormancılık
  • Tarım
  • Jeolojik Yapı
  • Madencilik


  • Madra Da

  • Tarih ve Kültür
  • Bitki Örtüsü
  • Ormancılık
  • Tarım
  • Jeolojik Yapı
  • Madencilik
  • » FOTORAF GALERS

    » DUYURULAR

  • Birliimizden Duyurular
  • Dier Duyurular

  • »GNCEL DUYURULAR

    »HABERLER

    »VDEOLAR

    »FAYDALI LNKLER

    »HAVA DURUMLARI