Site Haritası |  İletişim
    Ormancılık
 
 

Kazdağlarında orman yangınları

Araştırmalar, biyosfer üzerinde yangınların en fazla etkili olduğu alanların, ormanlık alanlar olduğunu göstermektedir. Gerçekten dünyada ve ülkemizde, orman varlığını en çok tehdit eden tehlikelerin başında orman yangınları gelmektedir. Yüzlerce yılda oluşmuş belirli dengelere ev sahipliği yapan bu yaşam birliği alanlarının hangi nedenle olursa olsun yanması, yarattığı sonuçlar nedeniyle en büyük çevre felaketi olarak değerlendirilmektedir.

Ancak ne ki; her yıl dünyada birçok ormanlık alan çıkan ve-veya çıkarılan yangınlar ile yok edilmektedir. Örneğin endüstri devrimi başlamadan önce, dünya karalar yüzeyinin yarısı ormanlar ile kaplı iken, çok kısa sayılabilecek bir süreçte, sözgelimi 1950 li yılların sonunda bu varlığın yarı yarıya azaldığı kayıtlarımızdan bilinmektedir. Bu orman azalmasının en büyük nedeninin ise “orman yangınları “ olduğu yine bilgilerimiz arasında yer almaktadır.

 

Dünya”da orman yangınları

 

Arazi kazanmak için en pratik yol olarak gözüken orman yakmak uygulaması Romalıların ilk dönemlerine kadar gitmektedir. Bu alışkanlık Avrupalıların Kara Kıta diye adlandırdıkları Afrika’yı ve özellikle fetihten sonra Kuzey Amerika’yı parsel parsel talan etmeleri sürecinde tüm hızı ile devam etmiştir. Ancak günümüzde, ormanlardan ilkel faydalanma olarak nitelendirdiğimiz bu uygulama, Asya ve Güney Amerika”nın tropikal ormanları hariç (zengin ülkelerin doğal besin gereksinmelerinin karşılanabilmesi için)  gelişmiş ülkelerde tamamen yasaklanmıştır.

 

Özetle dünyada ( bizim gibi geri kalmış ülkeler dışında ) FAO verilerine göre orman yangınları nedenleri;

 

-İklim (Meteorolojik özellikler)

-Vejetasyon yapısı(Bitki örtüsü)

-Topoğrafik yapı

- İnsan Faktörü

-Arazi Kullanımı

 

gibi beş ana başlıkta toplanmaktadır. Aşağıda değineceğimiz üzere, bizdeki gibi kasıt unsuru ağırlıkta olmasa da, fikir verme açısından, gelişmiş ülkelerdeki yıllık yanan alanın, diğerleriyle kıyaslanması açısından, içinde bulunduğumuz Akdeniz ülkelerinin en talihsiz yılı olan 1994 yılı verileri (Bizde de, beni en çok üzen Büyük Gelibolu Yangını’nın çıktığı yıl, ki diğer yıllardaki veriler de birbirine yakındır) aşağıya çıkartılmıştır.

 

Ülke                                     Yangın Sayısı                                    Yanan Alan( ha)
Fransa   4.747 24.460
Yunanistan 2.325 60.632
İtalya 8.655 119.414
Portekiz 21.432  39.146
İspanya 19.215 432.252
Kanada 8.416 1.467.687
ABD 153.023 1.409.666
Eski SSCB  30.203 1.169.507
Türkiye 3.221 20.982


Bir hektar alanın 10.000 m²  (10 dönüm) olduğu düşünüldüğünde orman yangınlarının, tüm dünyada ormanlarımız üzerinde ne kadar yıkıcı bir etkiye sahip olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.

 

Ülkemizde Orman Yangınları

 

Anadolu, kavimlerin göç yolu üzerinde olması nedeniyle, toprakları ve doğal kaynakları sürekli tahrip edilen bir konuma sahiptir. Bu topraklara göç ederek yerleşen, uygarlıklar kuran ve tarihsel süreç içinde Toplumsal alaşım oluşturan yaklaşık 22 etnik topluluk, otlatma, ısınma, barınak ve tarım alanı kazanmak için Anadolu Ormanlarını sürekli olarak kesip, yakmıştır.

Yapılan araştırmalar, Türklerin Anadolu’ya yerleşmeye başladığı 11.yüzyılda bile, onca tahribata karşın, ülkenin hala orman açısından zengin bir konumda olduğunu göstermektedir.

Selçuklu ve Osmanlı Devletinin ilk yıllarında ormanlar üzerinde fazla baskı yaratılmamıştır. Ancak Osmanlı Devleti büyüyüp imparatorluğa dönüştüğünde, imparatorluğun diğer bölgelerindeki gereksinimlerin karşılanabilmesi için, Anadolu Ormanları çok yönlü tahrip edilmeye başlanmıştır. Çünkü, Tanzimat Fermanı sonrası 1879 yılında çıkarılan ve ülkemizde ormancılığımızla ilgili ilk toplu düzenleme sayılan Orman Nizamnamesi’ne kadar tüm ormanların, daha sonra da cumhuriyete kadar bazı ormanların, Cibal-i Mübaha (herkesin faydalanmasına açık alan) olduğu bilgilerimiz dahilindedir. İşte herkesin rahatlıkla faydalanmasını sürdürdüğü ormanlarımız sürekli kesilerek, açma ve yerleşme yapılarak ve de yakılarak yok edilmiş, ancak kayıtlar tutulmadığı için yakılan ve diğer yollarla kıyıma uğratılmış orman alanı konusunda elimizde sayısal veri yoktur.

Ancak 1937 yılına gelindiğinde, çıkarılan ilk Orman Yasası olan 3116 sayılı yasa ile Devlet Orman İşletmeciliği’ne geçilmiş ve yangın ile ilgili kayıtlar bu tarihten itibaren tutulmaya başlanmıştır. Söz konusu kayıtlar incelendiğinde korkunç bir gerçekle karşılaşılır. Özellikle,1950 sonrası ormanlarımızda Yasal Talan Dönemi başlatılmış, çıkarılan yasalar ile ormanlarımız kesilmeye, açılmaya, yerleşilmeye ve yakılmaya teşvik edilmiştir. Seçim yıllarında işlenen bu suçlar, seçimlerden sonra çıkarılan yasalarla af edilmiş ve ödüllendirilmiştir. Ne acıdır ki belgeler en fazla orman yangınının seçim yıllarında çıktığını göstermektedir. Ülkemizde siyaset-ormancılık etkileşiminin irdelenmesi açısından orman yangınlarının durumu, 10 yıllık dönemler halinde aşağıda gösterilmiştir.

 

Yıllar   Yangın Sayısı
(Ad)
 Yanan saha    
 (ha)  
Yıllık Yanan alan  
 (ha)    
Yangın Başına
 (ha)
1937-1949  9.204 671.065  51.620 73
1950-1959 8.813 333.721 33.372 38
1960-1969 5.486 89.215 8.921 16
1970-1979 9.408 174.338 17.433 19
1980-1989 3.060 109.259 10.925 8
1990-1999 19.893 129.058 12.906 6
2000-2011 24.351 117.171 10.652 4

                                                                                                        

Görüleceği üzere yasal tanın en şiddetli olduğu 50 li yıllar ile, Orman Yasasında değişiklik yapılarak “orman rejimi dışına çıkarma işlemleri’nin (kamuoyunca 2/B olarak bilinir) yoğun olarak yapıldığı 1970-1990 arası, orman yangınlarının en fazla olduğu dönem olarak göze çarpmaktadır.

 

Kazdağları’nda orman yangınları

Ülkemizin, hatta bölgemizin en güzel coğrafyasında yer alan ve mitolojide adı İDA olarak bilinen Kazdağları taşıdığı tarihsel, toplumsal, kültürel, ekolojik ve ekonomik değerleri nedeniyle yeryüzünün en önemli yaşam kaynaklarının başında gelmektedir. Bu ayrıcalıklı özellikleri nedeniyle hakkında bilimsel birçok panel, sempozyum benzeri toplantılar düzenlenmiştir. Yeryüzünde birçok ilklerin yaşandığı bu karasal ekosistem, 2002 yılında Birleşmiş Milletler Örgütünce kutlanan “Uluslar arası Dağlar Yılı”nda, Yunanistan’ın Olympos Dağı ile birlikte, eko turizm açısından, dünyanın en dikkate değer iki dağından biri olarak seçilmiştir.

Yaklaşık 258000 hektarlık bir alana sahip Kazdağları ormanlarını, usulsüz kesim, açma yerleşme, böcek zararları, fırtına devrikleri, maden arama ve işletme faaliyetleri, elbette ki yangınlar gibi sayılamayacak bir dizi biyotik ve abiyotik tehlikeler beklemektedir. Aşağıda Balıkesir ve Çanakkale ilinin Kazdağları’nda kalan ormanlık alanlarda son 10 yılda çıkan orman yangınlarına ait bilgileri bulabilirsiniz.

 

SON 10 YILDA KAZDAĞLARINDA ORMAN YANGINI MİKTARLARI
İLİ  ADET YANAN ALAN (Dekar)
Çanakkale  3.800 35.200
Balıkesir 117 3.200
T O P L A M 3.917 38.400




KAZDAĞLARINDA KORUMA STATÜLERİ





    Kazdağları’ nda 258.000 hektar genişliğindeki tüm ormanlar 6831 sayılı orman yasası gereği korunmaktadır. Bu ormanlarda 101 familyaya ait 78’i nadir olmak üzere 906 adet bitki türü bulunmaktadır. Bu türlerin 37 tanesi de Kazdağı endemiğidir. Bu biyolojik çeşitliliği nedeniyle Kazdağı’ndaki ormanlık alanlarda orman yasası dışında aşağıdaki koruma statüleri de oluşturulmuştur.

 

GEKYA    (Gen Kaynaklarını Yerinde Koruma )


Kazdağları barındırdığı bitki örtüsü ve yaban hayatı nedeniyle “koruma değeri yüksek” ekolojik bir bütünlük arz etmektedir. Bu nedenle dünya bankası tarafından desteklenen GEKYA projesinin pilot uygulamalarından biri olarak seçilmiştir. Bu bağlamda Kazdağları’ nda  52 ayrı noktada toplam 3232 hektar genişliğinde gen kaynaklarını yerinde koruma sahası olarak ayrılmıştır. Bu özelliği sonucu Kazdağları Avrupa kıtasının en önemli bitki alanı (ÖBA) statüsüne alınmıştır. 

 

Kazdağı Milli Parkı


Kazdağları’ nın Balıkesir ili (Edremit ilçesi) sınırları içinde, en doğusu Zeytinli çayı  ile Altınoluk beldesi yerleşim sahasının batısı arasında kalan, ana Kazdağı kütlesinin güney yamacındaki 21.463 hektarlık bir alan Bakanlar Kurulu’nun 17.04.1993 tarih ve 1993/4243 Sayılı Kararı ile Milli park ilan edilerek bu saha 2873 Sayılı Milli Parklar Yasası’na göre korunan alanlar statüsüne kavuşturulmuştur.

 

Kazdağı Göknarı Tabiatı Koruma Alanı

 

Kazdağı Göknarı (Abies nordmanniana ssp. equi-trjana) endemik bir tür olup Kazdağları ‘nın simgesidir. Araştırmalar mitolojideki  Truva Atı’nın bu ağaçtan yapıldığını göstermektedir. Sayısı ve yayılış alanı hızla daralan bu ağaçtan oluşan ormanların gelecek kuşaklara da devredilmesi için Kazdağı Kütlesi içinde 240 hektarlık bir alan Orman Bakanlığı’nca 15.06.1998 tarihinde “Tabiatı Koruma  Alanı” olarak ilan edilerek korunan alanlara dahil edilmiştir.

Böylece Kazdağları sınırları içinde 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında 2 ayrı korunan alan statüsü oluşturulmuştur. 

   

KAZDAĞLARINDA KORUMA STATÜLERİ

 

Statü   Adı

Hektar

Yıl

KAZDAĞI MİLLİ PARKI

21.463

1993

KAZDAĞI GÖKNARI TABİATI KORUMA ALANI

240

1998

GENETİK ÇEŞİTLİLİĞİN YERİNDE KORUNMASI

3.232

1998

 


 

Kazdağı Göknarı

« GERİ


  » BRLMZ

  • Kurulu
  • ye Belediyeler
  • Vizyonumuz ve Misyonumuz
  • Temel Hedeflerimiz
  • Birlik Tz
  • Birlik Haritas


  • » BRLK ORGANLARI

  • Birlik Bakan
  • Bakan Vekilleri
  • Bakanlk Divan
  • Birlik Encmeni
  • Meclis Komisyonlar
  • Birlik Meclisi yeleri
  • Birlik Personeli
  • Birlik Organlar emas
  • » ALIMALAR

  • Faaliyet Raporu
  • Etkinlikler


  • » MEVZUAT

    Yasa

  • 5355 Sayılı Mahallî İdare Birlikleri Yasası
  • 3213 Sayılı Maden Yasası
  • 2873 Sayılı Milli Parklar Yasası
  • 3573 Sayılı Zeytincilik Yasası
  • 2872 Sayılı Çevre Yasası
  • 5393 Sayılı Belediye Yasası


  • Tzk Ynetmelik
    Tebli Genelge
    » BLG & BELGELER

    Kaz Da

  • Tarih ve Kültür
  • Bitki Örtüsü
  • Ormancılık
  • Tarım
  • Jeolojik Yapı
  • Madencilik


  • Madra Da

  • Tarih ve Kültür
  • Bitki Örtüsü
  • Ormancılık
  • Tarım
  • Jeolojik Yapı
  • Madencilik
  • » FOTORAF GALERS

    » DUYURULAR

  • Birliimizden Duyurular
  • Dier Duyurular

  • »GNCEL DUYURULAR

    »HABERLER

    »VDEOLAR

    »FAYDALI LNKLER

    »HAVA DURUMLARI